06 ARALIK 2021

Metabolik reaksiyonlar ekstrasellüler alanda meydana gelir. Bu reaksiyonlar sırasında ve sonunda karbonik asit (H2 CO3 ), asetik asit, fosforik asit, sülfirik asit ve benzeri asidik maddeler ortaya çıkar. Sağlıklı bir organizma tampon sistemleri ile oluşan asidik metabolitleri kompanse eder. Tampon sistemleri dakikalar, saatler ve mekanizmasına göre değişen sürelerde asit baz dengesini korumaya çalışır. Ancak asit oluşumunun sürekli artışına zemin hazırlayan tüm etyopatogenetik prosesler tampon sistemlerin kapasitesini aşmaya başladığı noktada asit baz denge bozukluk tablosu oraya çıkar. Asit-Baz denge bozukluğunun devamı halinde ortaya çıkan tablo latent asidozdur. Latent asidoz süresine bağlı olarak tüm hastalıklarda olduğu gibi akut ve kronik olmak üzere iki klinik değerlendirme sürecine sahiptir.

Akut latent asidoz, regüle bir bedende dahi kısa süreli olarak meydana gelen asidozdur. Örneğin, yorgun, uykusuz, alkol ya da bol kahve içilmiş, beraberinde et ve peynir ağırlıklı bir yemek yenilmiş ise bu durma bir de hareketsizlik ve susuzluk eşlik ediyorsa, kişinin hissettiği tablo akut latent asidoz tablosudur. Günümüzde yaşlılık döneminde ortaya çıkması sebebi ile fizyolojik yaşlılık hastalığı olarak kabul edilen hipertansiyon ve diyabet gibi hastalıların ya da benzer şekilde kişileri ömür boyu ilaca bağımlı hale getirip idame edilen kronik metabolik hastalıklarda oluşan latent asidoz ise kronik latent asidozdur.