KARAR MI TERCİH Mİ

DÜŞÜNMEK GEREKİR

Tercihlerdir hayatımızı belirleyen. Tercih etmek mi? Karar vermek mi? Tercih etmek için seçeneklere ihtiyacımız var. Karar vermek için ise yok. Ancak ikisi için de yapılması gereken temel eylem düşünmek. İster tercih olsun ister karar, düşünmek gerekir. Sakin sakin düşünmek gerekir. Acele etmeden… Zaman ile kavga etmeden…

İnsan olmanın en temel özelliği düşünme yeteneği ise de çoğumuz bu özelliğimizi pek de kullanmıyoruz.  Düşünmekten kaçmak için oyalıyoruz kendimizi. Bazılarımız bilinçli olarak, bazılarımız ise farkında bile olmadan. “Düşünmeyi sevmem”, “Kafa yoramam”, “Takmam”, “Takılmam” ya da “Düşünmeye vaktim bile yok”, “Düşünmeye ne gerek var” ya da “Ben hızlı karar veririm” ve en tehlikelisi de “Ben duygularımla hareket ederim” diyerek düşünmekten kaçıyoruz.

Bir de anda kalmayı sevenler var. “Anı yaşamak” adına düşünmeden anda karar verip sonradan düşünenler. Buna geç kalmış düşünme eylemi deniliyor. Adı üstünde geç kalmış olunuyor.

Kararlarımızı düşünerek kendimiz verebilirsek ancak o zaman hayatımızın arkasında durabiliriz. Ancak o zaman hayatımızın sorumluluğunu alabiliriz. Ancak o zaman başkalarını suçlamaktan vaz geçip, geçmişte yaptığımız hataların sebeplerine takılarak durumda oyalanmaktan vaz geçebiliriz. Ancak o zaman yürümeye devam edebiliriz.

Uygun olana karar vermeliyiz, doğru olana değil. Çünkü doğru çok göreceli. Varlığı bile meçhul. Ama uygunluk bireye özgü.

Yani kendimizi tanımalı, düşünerek kendimiz için uygun olanları tercih etmeliyiz ya da karar vermeliyiz: Yenilecek yemek, yaşanacak ev, gidilecek iş, okunacak kitap, yaşanacak şehir, gidilecek tatil, giyilecek kazak, paylaşacak arkadaş… ve yaşanacak hayat adına…

Sevgiyle kalın.  

Dr. Tijen Acarkan